İnsan vücudundaki en büyük organ deridir. Dermatoloji, deri sağlığı ve hastalıklarıyla ilgilenmekle birlikte aynı zamanda deri ekleri denilen saçlı deri ve tırnak hastalıklarıyla da ilgilenmektedir. Yarı ıslak alanlar denilen ağız içi ve genital bölgenin dış kısımları da dermatolojinin takip ettiği ve tedavisini yaptığı alanlar içerisine girmektedir. Dermatolojiyle ilgili hastalıklar, sadece deriyi tutan hastalıklar olmayıp aynı zamanda iç organlarda ortaya çıkan birtakım patolojileri aydınlatma açısından yol göstermektedir. Bu da dermatolojinin önemini artırmaktadır.

Deri hastalıkları, genetik yatkınlık, stres, çevresel faktörler, temas, birtakım alerjilere bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi vücudumuzda ortaya çıkan diğer hastalıkların bir belirtisi olabilmektedir. Deri hastalıkları, ciltte rahatsız edici bir görünüme neden olabilmekte, ciltte renk değişimi ve kaşıntıya yol açabilmektedir. Bu da sosyal yaşantısında hastayı psikolojik olarak olumsuz etkilemekte ve yaşam kalitesini bozmaktadır. Dolayısıyla deri hastalıklarının belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden uzman hekime başvurulmalı, ortaya çıkan hastalığın başka bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilmeli ve gerekli tedavi uygulanmalıdır. Tedavi edilmeyen deri hastalıklarının ilerleyebileceği, kronikleşebileceği ve birtakım farklı sorunlara da yol açabileceği unutulmamalıdır.

En sık görülen deri hastalıklarının başında;

Mantar ve egzama hastalığı gelmekle birlikte,

Sedef hastalığı,

Halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker hastalığı,

Behçet hastalığı,

Halk arasında gül hastalığı olarak bilinen rosacea hastalığı,

Ciltteki beyazlaşma ile kendini gösteren vitiligo hastalığı gelmektedir.

Bunların yanında yüzde akne problemleri, uçuk ve  siğiller de sıklıkla karşılaşılan problemlerdendir.

 

Deri hastalıklarının tedavisinin bu konuda bilgili, tecrübeli ve uzman kişiler tarafından yapılması tedavinin başarısında önemli bir rol oynamaktadır.

tr_TRTürkçe